Ana Sayfa Genel İPEK ELYAFINA İNNOVATİV BAKIŞ

İPEK ELYAFINA İNNOVATİV BAKIŞ

647
0

Kenan Yetişen / [email protected]

 

Kentimizde kim ile görüşülürse görüşülsün hemen tamamından “Ah nerde eski Bursa İpeği, elçiler, tüccarlar, esnaflar Bursa ipeği alabilmek için birbirleri ile kavga ederlermiş. Avrupa’da hep birincilikler almışız, dünyanın her yerinde tercih edilen bizim Bursa İpeği olmuştur. Ama siyasilerin aldığı kararla ipekçilik bitirildi, eskiden Koza Han kozaları almaz etraftaki sokaklar dolar taşardı. Her tarafta ipekli fabrikaları vardı” sözlerini duyarsınız. Oysa her cümle arasında birkaç yüzyıllık süre vardır ve hangi ipek kapışılmıştır, netlik yoktur. Tespit sıhhatli olmayınca, çözümde sıhhatli olmamakta, sonuçta da yapılan çalışmalar, verilen destek ve teşvikler bir krizle yok olmaktadır.

Bu son 700 yıllık süreç içerisinde kozacılık hariç ipekçiliğin hemen tüm üretim basamakları hakkında hiçbir teknik kitap yayınlanmamıştır. Hemen tüm bilgilerin ustaların “Kara Kaplı” tabir edilen cep defterlerinde saklandığı ve bu bilgilerin çoğunun çağın çok gerisinde olduğudur. Yıllardır üniversite sanayi iş birliği yapılmalı denir, fakat bu temenniler çoğunlukla gerçekleşememektedir.

 

İpek, fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından, mukavemeti ve emme kabiliyeti yüksek, buruşmayan, kontinü ve kesik olarak kullanılabilen bir elyaf çeşididir.

 1939 ile 1950 yılları arasında, bilimsel çalışmalar hızlanmış, kimya bilimi bilinci artmış, pek çok konuda gelişmeler kaydedilmiştir. Savaşın ardından, bu üretilen kimyasalların tüketimi için çalışmalar başlamış ve büyük bir kısmı tekstil elyafına dönüştürülmüştür. Zaman zaman yapay lif üreticilerin pazar hegemonyaları kurma istekleri sonucu sık sık kriz yaşadıklarını, doğal lif üreticilerinin üretimden çekilme zorunda kaldıklarını görüyoruz.

 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2006 yılında aldığı bir kararla, doğal lif kültürünün kaybolmaması ve yaygınlaştırılması amacı ile 2009 yılını “Doğal Lif Yılı” ilan etmiştir. Bursa Valiliği de benzer amaçla 2013 yılını “İpek Yılı” ilan etmişti.

Kentimiz ile bütünleşen “Bursa İpeği” olgusunun, kültürel, ekonomik ve turizm açısından devamlılığını sağlamak için ipeğin yapısını, tarihsel sürecini, ülkemiz ve uluslararası ticari değerlerini inceleyerek takip edilecek yol haritası belirlenebilir.

Bugün gelinen nokta göz önüne alındığında ipeğe 2 açıdan bakılmasında yarar var fikrindeyim.

 

I- İpeğin Yapısı

Enine kesiti, dıştan içe doğru sıralarsak:

1.Kılıf:

İpek lifinin dışını çevreleyen kılıf yağ ve mumlardan oluşmuştur. Kılıfın yüzeyine mikroskop ile bakıldığında çatlaklar, kırıklar ve katlar nedeniyle düzensiz bir görüntü göze çarpar.

 

  1. Serisin:

Kılıftan sonra gelen serisin bir protein olup, dut yaprağı ile beslenen ipekböceğinin alınan ham ipeğin %22-30’u kadar olmasına rağmen yabani ipekböceğinin liflerinde bu oran düşüktür. Serisin ıslatılıp şişirildiğinde çözülür. Daha sonra kurutulursa, serisin ya kristalize olur,ya da eriyebilirliği büyük ölçüde azalır.

 

  1. Fibroin:

Ham ipek, yağ, mum ve serisinden arındırıldığında kalan kısmı esas ipek olarak bilinen fibroindir. İpek lifindeki fibroin ve serisin aminoasitlerden oluşur. Ancak yapılarındaki 18 aminoasidin farklı miktarda oluşu nedeni ile özelliklerinde farklılıklar görülür. Serisin eriyebilir fakat fibroin eriyemez karakterdedir.

 

II- Ticaret Yapısı

Bu konuya çok daha detaylı yanaşılması gerekir fikrindeyim. Bu bölümde dikkat çeken nokta “Bursa İpeği” olgusunun oluş sürecidir.

Bilindiği ya da kabul gören fikir, bu işin M.Ö. 2600 yıllarında Çin de bilindiğidir.

– M.S. 552 yılında ipekböceği tohumları Anadolu’ya getiriliyor.

– İklim şartları ipekböcekçiliği yapmaya uygun bir coğrafyadır.

– Osmanlılar tarihte sahneye çıkıyor, “İPEK YOLU” canlanıyor ve canlandırılıyor.

– 1401 yılında Erzincan’ın alınması, 1402 Ankara Savaşı’nın başlıca sebebi olmuştur.

– 1502 yılında oluşturulan “Kanunname-i İhtisab-ı Bursa” çok önemli bir kilometre taşıdır.

– Yavuz Sultan Selim 1514 yılında Acemlerin mallarına el koyması ve ticaretlerini yasaklaması sonucu ipek ticareti özellikle Ermenilerin eline geçerken, üretimi tarım ile uğraşan yerel halk arasında yayılmasına ortam yaratmıştır. Fakat fiyatlar yükselmiş, kaçakçılık ve batıdan kumaş girişi başlamış, ipekböcekçiliği canlanmış ama çok miktarda dokuma tezgâhı kapanmış, dokumacı esnafı yok olmaya başlamış, “İpek Yolu” geliri çok azalmıştır.

  1. 17. 18. yüzyıllarda kaçak ürün bolluğu ve yerel kalitesiz ürünler sonucu dokuma sektörü çöküyor.
  2. yüzyılda yerel ilkel mancınıklarda ancak kalitesi düşük olan halı ipekleri üretilebiliyordu. Oysa yabancı sermayeye ait ithal modern filatür makinelerinden, kendi ustalarının kontrolünde, önceleri yerli Ermeni, sonraları Müslüman halkın işçiliği ile üretilen ipek iplikleri, yüksek kalitede oluyordu. İşte derece alan iplikler de bunlardı.

Baş tarafta belirtildiği gibi, yazma kültürümüzün olmaması sonucu “HANGİ ve NE ZAMANKİ İPEK” ayırt edilememekte, tespit doğru olmayınca da yapılan çalışmalardan da başarılı sonuç alınamamaktadır.

– Ülkemizdeki sanayinin gelişmesiyle hızlı kentleşmesinin sonucu genç neslin ipekböcekçiliğine olan ilgisi azalması ve bilinçsiz zirai ilaçlama sonucu üretim sürekli düşmeye başlamış ve 2000’li yıllara gelindiğinde koza üretimi en alt seviyeye (124 ton yaş koza) gelmiştir.

– Koza çekim üniteleri durdurulup, koza ihraç edilmeye başlanmış ve çekim üniteleri satılmıştır.

Tekrar teşvikler verilerek üretim canlandırılmaya çalışılmakta, fakat kurulan çekim tesisleri yine devre dışı kalmaktadır.

Yukarıda genel hatları ile belirtilen “Bursa İpeği” olgusu, varlığını yöremizde 15 asırdır sürdürdüğünü görmekteyiz.

Üretime etki eden siyasi, ekonomik faktörler gereği, üretim miktarı açısından değişimler olacağı aşikardır. Fakat her krizden sonra, bir şekilde üretim yeniden canlanmış ya da canlandırılmıştır. Çünkü yörenin dinamikleri denen, mevsim şartları, toprak yapısı, halkın üretim bilgisi sonucu elde edilen ve edilecek ipeğin kalitesi yeniden canlanmaya cesaret vermiştir. Herhalde, dünyada tamamında ipek mağazalarının bulunduğu bir AVM, bir han ya da pasaj bir tek kentimizde mevcut olup, ismi “KOZA HAN” dır.

 

III-Görüşler

Kozadan, ipekli mamul ürün alındığında oluşturulan katma değer 15 –20 kat artmakta olduğu hiçbir dönem göz ardı edilmemelidir.

Ticaretin globalleştiği son yıllarda, alınması gereken tavır;

1-İpek kültürünü yeniden canlandırarak, büküm – dokuma – halıcılık kursları açılarak ara eleman yetiştirilmeli ve alt yapı kaybedilmemeli

2- Güncel hediyelik ipek ürünlerde innovativ çalışmalar yapılmalı

3- Gerek ürün alımı gerek destekleme alımları yapılarak üreticilerin motive edilmeleri

4- Turizm olgusu göz önünde bulundurularak, kentimizde ipek ile anılan ya da popüler olan tesislerin ya da bir köyün kozaklık – flatür – büküm – dokuma – boya – halı- satış – ARGE ünitelerini ihtiva eden ilkel ve modern entegre tesislerin bulunduğu yaşayan müze oluşturulmalı

5- Üniversiteler ve diğer bilim kuruluşları ile iş birliği yaparak kozmetik, medikal, tekstil konusunda yeni ürünlerin elde edilmesi

6- Gerek köylerde gerek kentimizin uygun yörelerinde koza ve tohum alım şenliklerinin düzenlenmesi

7- Dut yapraklarının gerek kurutularak gerek lapa halinde saklanabilir olması için mevcut çalışmaların geliştirilmesi

8- İpekli üretimin senenin belirli bir döneminde yapılır olmaktan çıkarıp, bütün bir yıl üretim ve kazanç sağlayan bir sektör (yastık, kanaviçe, mendil, kravat, gelin çiçek, v.s..) haline getirilmeli

9- Desteklerin kozacılıktan sonraki üretim safhalarına da uygulanması fikrindeyim.

 

  1. Kenan YETİŞEN

Kimya Mühendisi

Kaynakça:

İPEK Osmanlı Dokuma Sanatı / TEB Yayınları N. Atasoy, W. Denny, L. Mackie

  1. Tezcan

İPEKÇİLİK/ Fahri Dalsar

İpekböcekçiliği / İpekböcekçiliği Araştırma Enstitüsü Yayınları (1980-83)

The Outline of Natural Silk Processing / B. H. Choe Seul Korea

İPEK “Dut Yaprağından Kaftana” / Y. Kenan Yetişen

İPEKÇİLİK ŞEHRİ BURA /Y. Kenan Yetişen

 

Öz geçmiş:

Yusuf Kenan Yetişen

1952 yılında Bursa’da doğdu. İlk, orta ve Lise eğitimini Bursa da bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Kimya Mühendisi olarak mezun oldu.

Sümerbank Merinos Fabrikası İşletme Mühendisliği, özel sektör tekstil fabrikalarında yöneticilik görevlerinde bulunmuş, daha sonra kendi tekstil firmasını kurmuştur.

Çalışma yaptığı konular hakkında edindiği bilgi ve tecrübeleri, mesleki ve sosyal dergilerde yayınlamıştır. İpek hakkında tohumdan giysiye uzanan üretim sürecindeki teknik bilgilerin, tecrübelerin ve kültürel değerlerin gelecek nesillere bir kaynak oluşturması amacı ile “İPEK Dut Yaprağından Kaftana” ve “İPEKÇİLİK ŞEHRİ BURSA” adlı kitapları mevcuttur.

Tekstil Araştırma Geliştirme Merkezi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz