Ana sayfa Genel Ülkemizde Rekabet Gücünü ve İşletmelerin Sürdürülebilirliğini Artırmak İçin Teknolojik Yenilikler Neden Zorunludur?

Ülkemizde Rekabet Gücünü ve İşletmelerin Sürdürülebilirliğini Artırmak İçin Teknolojik Yenilikler Neden Zorunludur?

116
0

Zübeyde Şahin

Tekstil Mühendisi

Gelişen teknolojik gelişmelerle beraber her şeyin çok hızlı değişip dönüştüğü bir yıkım çağında yaşıyoruz. Rekabet gücümüzü artırmak ve işletmelerimizi sürdürülebilir kılmak için dünyadaki teknolojik gelişmelerle birlikte kendimizi, işletmelerimizi, çalışanlarımızı teknolojiye yönelik dönüştürmek zorundayız.

Sürdürülebilirlik giderek dünyanın önemli bir parçası haline geldiğinden, 21. yüzyılda her zamanki gibi sürdürülebilir olmayan iş modelleri ve işletmeler  artık bir seçenek değil. İş dünyasında sürdürülebilirlik, çalışanların, işverenlerin, alıcıların, tüketicilerin, paydaşların arzu edilen refahı ve herkesin ortak faydalarını elde etmek için birlikte çalıştığı insan ve çevre konuları ile ilgilenmesi olarak bilinir.

Ancak bir endüstrinin sürdürülebilirliği sadece insani düşüncelerle belirlenemez. Endüstriyel rekabet gücünün ve yeniliğin sağlanması, aynı zamanda, işletmenin ekonomik olarak ayakta kalmasını sağlayan sürdürülebilirliğin kritik bir ayağıdır.

İşletmelerin iş kazalarına yönelik daha güvenli hale getirilmesi, makine parkurlarının gelişen teknolojiye ayak uyduracak şekilde yenilenmesi, üretime  ve maliyetlere yönelik kapasite geliştirilmesi, enerji tasarrufu, çalışanların haklarının iyileştirilmesi gibi üretim verimliliğini artıracak iyileştirilmeler yapılmalıdır. Daha temiz, yeşil bir dünya ve çevreci üretimler için bunlar vazgeçilmez yapı taşlarıdır.

Şirketlerin R&D ekibi güçlü mühendislik çözümleriyle, yazılımlarla, tasarımlarla var olan makinalara ve üretilen ürünlere yönelik kalite odaklı inovatif çözümler sunabilmelidir. Üretimde R&D, yalnızca inovasyonun ön saflarında kalabilmek için değil, aynı zamanda çevreye duyarlı süreçleri kullanmak ve sürdürülebilir ürünler geliştirmek için de önemlidir.

Dairesel üretim, şirketlerin şu anda odaklandığı bir konudur. Üniversiteler, ortaklar ve rakiplerle birlikte bir dizi projede yer alan şirketler, nihai ürünün bir şekilde yeniden kullanılabilir olmasını sağlamak için çalışıyor ve bu nedenle çevreye verdiği zararları azaltıyor.

Okyanuslardaki mikro plastik kirliliğini ve çöplüklerdeki tekstil birikimini azaltan yenilikçi liflerin kullanımı ve ayrıca çevre dostu kimya, tekstil şirketlerinin ürünleri için başarıyla denediği en yeni teknolojilerden bazıları.

Dördüncü sanayi devrimi (4IR), küresel ekonominin ve sanayileşmenin manzarasını değiştiriyor. Modern teknolojinin kullanımı rekabet gücümüzü arttırmada hayati önem taşımaktadır.

Otomasyon ve tedarik zincirinin sayısallaştırılması, özellikle gelişmiş veri analitiği, yapay zeka, nesnelerin interneti’nin (IoT ) ve Blockchain kullanımı, bu sanal olarak bağlantılı dünyada bizim için güçlü araçlardır. Teslim süresini, üretkenliği ve rekabet gücünü iyileştirmemiz için çok önemlidir.

Aynı zamanda, küresel alıcılar, kaynakları verimli kullanan daha sürdürülebilir üretim kaynakları arıyorlar. Teknoloji kullanılmadan su, enerji ve diğer kaynakların optimum kullanımı sağlanamaz. Bu nedenle, tedarik zincirimizde dördüncü nesil teknolojilerin kullanımına yer vermemiz gerekiyor.

Dijitalleşmenin dünyadaki en büyük endişelerinden birisi  makinelerin insanların işlerini elinden alacağının düşünülmesidir. Gelişen otomasyon sistemleri  ile  bazı meslekler giderek tarihin sisli perdeleri arasında kaybolmaktadır. Bununla birlikte insanlar ve geçim kaynakları konusunda endişeler de giderek artmaktadır.

Dünya endüstrisinin merceğinden  bakıldığında, tüm üretim sürecinin yerini makineler alamaz ve operasyonların önemli kısımlarını insanların yürütmesi gerekir. Gelişen otomasyon sistemlerini çalışanların becerilerini geliştirmek için bir fırsat olarak görmeliyiz.

Verimlilik ve rekabet gücü artırılabilirse, kesinlikle daha fazla iş üretilecek, emek yoğun imalatta daha fazla istihdam gerektirecektir. Yeter ki fırsatları görelim teknolojideki yenilikler, gelişmiş  makineler ve süreçleri çalıştırmak için birçok yeni işin kapısını açacaktır. Beden gücünden çok insanların beyin gücünün kullanıldığı zeka ağırlıklı sistemler ve iş modelleri görmek umuduyla.

zubeydesahin004@gmail.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here