Ana Sayfa Genel ATIK HAVA

ATIK HAVA

798
0

MYD Teknik Bülten Dergisinden alınmıştır.

Atık hava herhangi bir sistemden fiziksel ya da kimyasal bir işlem sonucunda oluşan gaz formundaki maddelerin hava ile karışarak oluşturduğu yeni gaz karışımıdır.

Atık hava dediğimiz zaman hep olumsuzluklar aklımıza gelir. Ekosistemde bize gereksiz gibi görülen varlıklar ya da hammaddeler gereksiz değildir ve bunlar evrende bir dengeyi oluşturmaktadır. Mesela nefes alıp vermede soluduğumuz havayı daha sonra karbondioksit olarak dışarı veriyoruz ancak bu gaz bize gereksiz olmasına rağmen bitkiler için gereklidir.

İnsanlar arz-talepten dolayı endüstriyel anlamda üretimler yaparak istenileni karşılamakta ve ekosistemi bozabilmekteler. Bu noktada önemli olan ekosistemi bozabilecek durumları minimuma indirmek ya da ekosistem için negatif olan etkiyi pozitife çevirmektir.

Konuyu uzmanlık alanımız olan kimyasal endüstri açısından inceleyelim. Kimyasal ürünler bir veya birden fazla reaksiyon sonucunda sıvı, katı veya gaz formundadır. Fiziksel karışım sonucunda da emülsiyon – süspansiyon ve toz karışımı şeklinde oluşabilmektedir.

Kimyasal reaksiyon sonucu oluşturulan ürünler reaksiyon ortamından izole edilerek saflaştırılır. Saflaştırma işlemi en önemli aşamayı oluşturur. Reaksiyon sonunda oluşan ürünle birlikte yan ürün ya da ürünler oluşabilmektedir. Yan ürünlerin sistemden uzaklaştırılıp ana ürünün izole edilme hassasiyeti o ürünün kalitesini gösterir. Herhangi bir ürün üretimi için hammadde satın alınırken ilgili hammaddeyi üreten birçok firma ve değişken fiyatlar göze çarpar, bu da fiyatı belirleyen faktör olup hammaddenin ne derecede saf olduğuyla ilgilidir. Ucuz diye satın alınan bir hammadde sonucu kestirilemeyen birçok riskler oluşturabilir.

Gerek kimyasal reaksiyonlar ve gerekse karışım ile oluşturulan ürünlerin üretilmesi aşamasında mevcut atmosferin içeriğini bozacak gaz ya da toz formunda atıklar oluşabilmektedir. Bu olumsuzlukları ekosistemi bozulmaması adına engellemek ya da pozitife çevirmek için bazı yöntemler mevcuttur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kimyasal reaksiyonlar sonucu zararlı ya da ürün olarak değerlendirilebilecek gaz oluşumu söz konusu olabilir. Eğer oluşan gaz ürün olarak değerlendirilebilecek türden ise, oluşan gaz bir soğutucu eşanjör yardımı ile sıvılaştırılıp destile edilerek kapalı bir sistemde başka bir amaç için toplanıp değerlendirilir. Eğer destile edilen gaz solvent ise ikinci bir üretimde tekrar kullanılarak ürün maliyeti düşürülür. Eşanjör için soğutucu sıvı olarak oluşan gazın sıvılaşma sıcaklığına göre genellikle su ya da glikol kullanılır.

Eğer gaz zararlı bir gaz ise oluşan gazın Ph değerine göre bir yıkama bacasından geçirilerek nötralize edilir. Gaz asidikse yıkama bacası Ph ayarlama sıvısı %30 Sodyum Hidroksit çözeltisinden, bazikse %30 Hidroklorik asitten oluşturulur. Zararlı gaz ya da gazlar nötralize edilemiyorsa, yıkama bacasından sonra sisteme özel filtreler takılarak atmosfere karışması önlenir.

Kimyasal ürünler süspansiyon – emülsiyon tarzında ise, ürünler oluşturulurken bazı solventlere ihtiyaç duyulabilir. Oda sıcaklığında ya da belirli bir karışım sıcaklığında bu solventler uçarak atmosfere karışacaktır aynı durum sıcaklığa bağlı olarak karışımı oluşturan komponentlerde de gözlenebilir. Bu durumu önlemek ve hammadde tasarrufu sağlamak için karıştırma işlemi kapalı bir sistemde ve soğutucu bir eşanjör altında gerçekleştirilir. Böylece karıştırma esnasında buharlaşan komponentler tekrar karışım sistemine geri kazandırılır.

Kimyasal ürünler toz karışımından oluşuyorsa gerek hammadde yükleme gerek ürün boşaltma ve gerekse ürün karışımı sırasında oluşan toz tanecikleri kapalı bir sistemde vakum yardımı ile belirli bir alanda toplanarak ikinci bir üretimde karışıma katılır. Böylece hammadde kaybıyla birlikte çalışan operatörlere ve atmosfere zararı da önlenmiş olur.

Son yıllarda ülkemizde de atık hava ile ilgili kanuni düzenlemeler giderek yaygınlaşmaktadır. Fakat endüstriyel uygulamalara baktığımızda, zorunluluk karşısında firmaların yetersiz yatırımları olduğu görülmektedir. Bu ise bizleri esas amacımıza ulaştırmayan ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir üretim-çevre dengesi sağlamayan sonuçlara götürecektir.

Kaliteli Üretimler Dileği   İle                                                                                                              Cenani Karadeniz

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz