Yakın Geleceğin En Stratejik Maddesi: Su

Su Artık Stratejik Bir Ham Madde
Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 71’i suyla kaplı olmasına rağmen, insanlığın doğrudan kullanabileceği tatlı su miktarı toplam su varlığının yüzde 1’inden daha azdır. Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının sınırlı olması, buna karşılık dünya nüfusunun hızla artması ve sanayileşmenin büyümesi, suyu 21. yüzyılın en kritik stratejik kaynaklarından biri hâline getirmiştir.
Birleşmiş Milletler verilerine göre bugün yaklaşık 2 milyar insan güvenli içme suyuna düzenli erişememektedir. UNESCO raporları ise 2030 yılı itibarıyla küresel su talebinin mevcut kaynakların yaklaşık yüzde 40 üzerine çıkabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle iklim değişikliği nedeniyle yağış rejimlerinin bozulması, kuraklıkların artması ve düzensiz yağışlar, tatlı su kaynaklarını her geçen yıl daha değerli hâle getirmektedir.
Bugün artık su yalnızca çevresel bir mesele değil; aynı zamanda ekonomik, ticari ve stratejik bir güç unsurudur.
Sanayileşme ve Artan Su Tüketimi
Dünya genelinde kullanılan tatlı suyun yaklaşık yüzde 70’i tarımda, yüzde 20’si sanayide, yüzde 10’u ise evsel kullanımlarda tüketikmektedir. Ancak gelişmiş ve yoğun sanayileşmiş ülkelerde sanayinin payı çok daha yüksek seviyelere ulaşmaktadır. Daha fazla su ihtiyacı çoğu zaman daha fazla buhar ihtiyacı gerektirir, bu da daha fazla enerji tüketimi demektir. Kısacası su tüketimi arttıkça; buhar, enerji, kimyasal tüketimi de artabilir, atık su maliyeti artar ve karbon emisyonu da yükselir.
Günümüzde artık müşteriler sanayi ürünlerini satın alırken o ürünün üretim zincirlerindeki enerji, su tüketimi ve karbon ayak izini de sorgulamaya başlamışlardır. Bu nedenle son dönemlerde DPP (Dijital Ürün Pasaportu), karbon raporlaması ve sürdürülebilir üretim konularında sanayi kuruluşları kendilerini dönüştürmek zorundadır. Yakın gelecekte en rekabetçi firmalar, en az kaynak tüketen firmalar olacaktır. Bu bakımdan sanayide su tüketimini azaltıcı çalışmaların çok önemli olduğu ortadadır. Kullanılan suların arıtılması ve geri kazanılması kaçınılmaz hâle gelmiştir.
Özellikle aşağıdaki sektörler yüksek miktarda su tüketmektedir:
- Tekstil ve hazır giyim
- Demir-çelik sanayi
- Kimya sektörü
- Enerji üretimi
- Gıda sanayi
- Otomotiv üretimi
- Kâğıt ve selüloz sanayi
Sanayi tesislerinde su yalnızca üretimde değil;
- soğutma sistemlerinde,
- temizlikte,
- buhar üretiminde,
- boyama ve yıkama işlemlerinde,
- çalışanların kişisel kullanımında,
- peyzaj ve çevre düzenlemelerinde
de yoğun şekilde kullanılmaktadır.
Bu durum işletmelerin “su ayak izi” kavramını daha önemli hâle getirmektedir.
Su Ayak İzi Nedir
Su ayak izi; bir kişi, işletme veya ülkenin faaliyetlerini sürdürebilmek için belirli bir zaman diliminde, doğrudan ve dolaylı olarak tükettiği toplam su miktarını ifade eder.
Örneğin bir fabrikanın yıllık toplam su tüketimi 10 milyon litre ise o işletmenin yıllık su ayak izi 10 milyon litredir.
Ancak modern çevre yönetiminde yalnızca toplam su miktarı değil, kullanılan suyun türü ve çevreye etkisi de dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle su ayak izi üç farklı başlık altında incelenmektedir:
Mavi Su Ayak İzi
Mavi su ayak izi; yeraltı ve yer üstü tatlı su kaynaklarından çekilen su miktarını ifade eder.
Buna;
- şebeke suları,
- barajlardan alınan sular,
- kuyulardan çekilen yeraltı suları,
- organize sanayi bölgelerinden sağlanan proses suları
dahildir.
Sanayileşmenin yoğun olduğu bölgelerde kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı, su seviyelerinin ciddi biçimde düşmesine neden olmaktadır.
Yeşil Su Ayak İzi
Yeşil su ayak izi; yağmur sularının kullanılabilen kısmını ifade eder.
Yağmur sularının önemli bir bölümü yüzey akışıyla doğrudan denizlere ulaşmaktadır. Oysa modern sanayi tesislerinde yağmur suyu toplama sistemleri sayesinde bu suların önemli kısmı yeniden kullanılabilmektedir.
Özellikle:
- bahçe sulamada,
- yangın suyu depolarında,
- soğutma sistemlerinde,
- bazı proseslerde
yağmur suyu değerlendirilerek ciddi tasarruf sağlanabilmektedir.
Gri Su Ayak İzi
Gri su ayak izi ise üretim süreçlerinde kirletilen ve tekrar kullanılabilir hâle gelmesi için arıtılması gereken su miktarını ifade eder.
Özellikle:
- tekstil sanayi,
- deri sanayi,
- kimya tesisleri,
- metal kaplama işletmeleri
yüksek gri su ayak izine sahiptir.
Dünya genelinde endüstriyel atık suların yaklaşık yüzde 80’inin yeterli arıtma yapılmadan doğaya bırakıldığı tahmin edilmektedir. Bu durum nehirleri, yeraltı sularını ve tarım alanlarını ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Görünmeyen Maliyet: Sanal Su Maliyeti
Günümüzde çevre ekonomisinin en dikkat çekici kavramlarından biri de “sanal su”dur.
Sanal su; bir ürünün ham maddeden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen bütün süreçlerde tükettiği toplam su miktarını ifade eder.
Yani bir ürünün içinde fiziksel olarak görünmeyen ancak üretim sürecinde harcanan su miktarıdır.
Bugün birçok ürün aslında fark edilmeden büyük miktarda su tüketerek üretilmektedir.
Bazı Ürünlerin Sanal Su Değerleri
Yapılan araştırmalara göre bazı ürünlerin yaklaşık sanal su değerleri şöyledir:
| Ürün | Yaklaşık Su Tüketimi |
| 250 gram pamuklu tişört | 5.000 litre |
| 1 adet kot pantolon | 8.000 – 10.000 litre |
| 1 kg kırmızı et | 15.000 litre |
| 1 kg kahve | 18.000 litre |
| 1 kg pirinç | 2.500 litre |
| 1 kg kâğıt | 300 litre |
| 1 otomobil üretimi | 150.000 litreye kadar |
Bu rakamlar göstermektedir ki dünya ticareti aslında aynı zamanda görünmez bir “su ticareti”dir.
Suyun Ekonomik Maliyeti
Bugün birçok işletme suyu hâlâ düşük maliyetli bir kaynak olarak görmektedir. Oysa yakın gelecekte su maliyetleri enerji maliyetleri kadar önemli hâle gelecektir.
Çünkü sanayide suyun maliyeti yalnızca kullanılan sudan ibaret değildir.
Su maliyetleri içerisinde:
- su temini,
- pompalama,
- enerji giderleri,
- arıtma maliyetleri,
- atık su bertarafı,
- çevre cezaları,
- karbon ve sürdürülebilirlik maliyetleri
de bulunmaktadır.
Özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat süreciyle birlikte, ihracat yapan firmaların su ayak izi ve çevresel etkileri daha fazla sorgulanacaktır.
Yakın gelecekte müşteriler yalnızca ürünün fiyatını değil;
- üretimde ne kadar su kullanıldığını,
- suyun nasıl arıtıldığını,
- çevreye ne kadar zarar verildiğini
de değerlendirecektir.
Sanayide Su Tasarrufu
Günümüzde su tasarrufu yalnızca çevreci bir yaklaşım değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur.
Modern sanayi tesislerinde kullanılan:
- kapalı devre su sistemleri,
- ileri arıtma teknolojileri,
- yağmur suyu hasadı,
- geri kazanım sistemleri,
- düşük su tüketimli makineler
sayesinde su tüketiminde tasarruf sağlanabilmektedir.
Türkiye’de birçok sanayi kuruluşlarında ve organize sanayi bölgelerinde proses sularının önemli bölümü geri kazanılarak yeniden kullanılabilmektedir. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi de yakın gelecekte toplu su geri kazanım tesislerini kurmuş olacaktır.
Geleceğin Rekabeti Su Üzerinden Şekillenecek
Yakın gelecekte su, petrol kadar stratejik bir kaynak hâline gelecektir. Bugün küçümsenen su maliyetleri, ilerleyen yıllarda üretimin en önemli gider kalemlerinden biri olabilecektir.
Özellikle yüksek sanal su değerine sahip sektörlerde faaliyet gösteren firmalar, ürünlerinin yalnızca fiziksel değil aynı zamanda büyük bir “su değeri” taşıdığını anlamalıdır.
Artık rekabet yalnızca:
- düşük fiyat,
- yüksek kalite,
- hızlı teslimat
ile değil;
- düşük su tüketimi,
- sürdürülebilir üretim,
- çevre dostu teknoloji,
- düşük su ayak izi
ile de belirlenecektir.
Suya sahip olan değil, suyu verimli kullanan işletmeler geleceğin kazananları olacaktır.
