Makaleler

Avrupa Pazarında Yarının Standardı: Recycle Elyaf

Tekstil, mobilya ve yatak sektörlerinde döngüsel dönüşümün anatomisi

Moda ve tekstil sektörü, küresel ölçekte çevreyi en fazla kirleten sektörler arasında yer almaktadır.

Her yıl milyarlarca metrelik iplik ve kumaş üretilmekte, kısa sürede kullanım dışı kalan milyonlarca ton giysi ise imha için ya yakılmakta ya da depolanmaktadır.

Ellen MacArthur Vakfı’nın araştırmalarına göre, giysi üretiminde kullanılan malzemelerin %1’inden azı yeni giysilere geri dönüştürülmekte; bu durum yılda 100 milyar dolardan fazla değerde hammadde kaybı anlamına gelmektedir.

Söz konusu tablo karşısında yeni kurulan düzende sistem, tekstil sektörünü, lineer ekonomi modelinden (üret-kullan-at) döngüsel ekonomi modeline (üret-kullan-geri dönüştür-yeniden üret) geçişini sağlayacak şekilde yeniden kurgulamaktadır.

Bu dönüşümün temel araçlarından biri ise recycle elyaf teknolojileridir.

Bu makalede, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını yaygınlaştırmak için atılan adımları doğru analiz edebilmemiz için söz konusu teknolojilerin bugünkü durumunu, öncü şirketleri, yaşanan finansal krizlerin nasıl atlatıldığını ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımına karşı oluşan direnç noktaları ile Avrupa Birliği’nin bu alanı düzenlemek üzere aldığı kapsamlı politik önlemleri ele alınmaktadır.

Şimdi size tekstilde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının trend olmanın ötesinde bir zorunluluğa doğru nasıl evrildiğini birçok farklı açıdan ele alarak anlatmak istiyorum.

Konuya geniş kapsamlı bakamazsak hala gelip geçici bir trend gibi görmeye devam etme yanlışına düşme ihtimalimizin bizi geri dönemeyeceğimiz bir geri kalmışlık içinde bırakma olasığı çok yüksek.

Avrupa Birliği’nde her yıl yaklaşık 5 milyon ton giysi atılmakta; bu rakam kişi başına yılda 12 kilogram tekstil ürünü anlamına gelmektedir.

AB Tekstil Stratejisi kapsamındaki verilere göre, tekstil tüketimi çevre üzerinde gıda, konut ve ulaşımdan sonra dördüncü en yüksek etkiyi bırakmakta; su ve arazi kullanımında ise üçüncü sıraya yükselmektedir.

Üretim tarafında da tablo benzer biçimde kaygı vericidir.

2000-2015 yılları arasında küresel giysi üretimi yaklaşık iki katına çıkarak 100 milyar adede ulaşmış, ancak bir kıyafetin ortalama kullanım ömrü aynı dönemde %36 oranında gerilemiştir.

Hızlı moda olgusunun körüklediği bu üretim-tüketim sarmalı, pamuk gibi doğal liflerin yetersiz kalmaya başlamasına yol açmış; bu açık fosil yakıt kökenli sentetik liflerle (polyester, poliamid) kapatılmaya çalışılmıştır.

Ancak bu lifler hem biyobozunur değildir hem de geri dönüştürülmeleri teknik açıdan güçtür. En azından şimdilik.

Canopy gibi STK’lar ise meselenin farklı bir boyutunu gündeme getirmektedir:

Rayon ve viskoz gibi selülozik liflerin üretimi için her yıl 5,1 milyar ağaç kesilmektedir.

Bu ağaçların önemli bir kısmı biyolojik çeşitlilik açısından kritik yağmur ormanlarından gelmektedir.

Canopy’nin CanopyStyle girişimi, 950’den fazla marka, üretici ve inovasyon ortağını bir araya getirerek bu liflerin temin edildiği ormanların korunması ve alternatif hammadde kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla çalışmaktadır.

Tekstil’de recycle temelde iki ana yönteme dayanmaktadır:

•       Mekanik geri dönüşüm: Liflerin fiziksel olarak parçalanıp yeniden eğirilmesidir.

Hızlı ve düşük maliyetlidir ancak her işlemde lif kalitesi düşer; bu nedenle genellikle dolgu malzemeleri veya düşük kaliteli kumaşlar için kullanılır.

•       Kimyasal geri dönüşüm: Liflerin kimyasal çözücüler aracılığıyla moleküler düzeyde parçalanarak yeniden üretilmesidir. Bu yöntemde orijinal hammaddeye eşdeğer kalitede lif elde edilebilmekte; döngü kalite kaybı olmadan kapatılabilmektedir.

Sektördeki en çarpıcı gelişmeler kimyasal geri dönüşüm alanında yaşanmaktadır.

Seattle merkezli Evrnu, tekstil atıklarını %100 oranında arındırarak önce sıvı hale getirip ardından yeni lif üretiminde kullanan bir teknoloji geliştirmiştir.

Bu lif, atıktan üretilmesine karşın standart liflerden üstün performans özellikleri sergilemektedir.

Benzer biçimde Finlandiya merkezli Infinited Fiber Company, İngiltere’deki Worn Again ve İsveç merkezli Re:Newcell/Circulose da küresel ölçekte yeni süreçleri hayata geçiren öncü şirketler arasında yer almaktadır.

Bu inovasyon dalgasının ortak paydası, tekstil atıklarını tedarik zincirine extra maliyet yükü ve kalite kaybı yaşanmadan geri entegre etme hedefidir.

Sanko holding bünyesindeki Türk denim üreticisi İsko‘nun 2014’den beri Re&Up elyafları ile geliştirdiği % 78 geri dönüştürülmüş polyester içeren Revotec kot kumaşı veya Penn Textile Solutions‘ın 2018’den beri geliştirdiği Ecoinnovation koleksiyonu, bu alanda üretim sektörünün uzun zamandır çözüm geliştirdiğinin somut göstergeleridir.

İsveç merkezli Circulose, bu alandaki en dikkat çekici teknoloji şirketlerinden biridir. Şirket, %100 geri dönüştürülmüş pamuklu tekstillerden CIRCULOSE® adı verilen bir hammadde üretmektedir.

Bu dissolving pulp (çözünür kağıt hamuru), mevcut tedarik zincirleri içinde viskoz ve lyocell gibi insan yapımı selülozik liflere (MMCF) dönüştürülebilmekte; dolayısıyla markaların mevcut altyapılarını değiştirmeden geri dönüştürülmüş lif kullanmalarının önü açılmaktadır.

Circulose’un Sundsvall, İsveç’teki Ortviken tesisi, dünyada ticari ölçekte faaliyete geçen ilk kimyasal tekstilden tekstile geri dönüşüm fabrikasıdır.

Şirketin iş modeli tedarik zincirinin tamamını entegre etmeyi hedeflemektedir: marka ortakları, lif üreticileri, inovasyon şirketleri ve değer zinciri ortakları bu ekosistemi birlikte oluşturmaktadır.

Marka ortakları arasında H&M, Mango, Marks & Spencer, C&A, John Lewis, Filippa K ve Bestseller gibi büyük oyuncular yer almakta; lif üreticisi ortaklar arasında ise Tangshan Sanyou, Aditya Birla, Jilin Chemicals bulunmaktadır.

Re:Newcell’den Circulose’a:

Bir İflas ve Yeniden Doğuş

Circulose’un bugünkü yapısını anlamak için şirketin geçmişine bakmak gerekmektedir. CIRCULOSE® teknolojisi başlangıçta Re:Newcell bünyesinde geliştirildi.

2012 yılında kurulan ve KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsü’nün araştırmaları üzerine inşa edilen Re:Newcell, H&M gibi küresel markalardan yatırım aldı; 2020 yılında ise ReNewcell kumaşıyla yapılmış giysileri piyasaya sunan ilk grup H&M oldu.

Ancak şirket, Şubat 2024’te önemli bir kriz yaşadı.

Satışların yavaşlaması ve finansman sağlayamaması nedeniyle ReNewcell iflas başvurusunda bulundu.

Yönetim kurulu başkanı bu kararın arka planını moda sektörünün yeterince hızlı dönüşememesine ve liderlik eksikliklerine bağlamasıyla iflas, sektörde büyük yankı uyandırdı; zira şirket Inditex ve H&M Group gibi dev oyuncuları da ortakları arasında barındırmaktaydı.

Canopy’nin girişimleri ile Haziran 2024’te yatırım şirketi Altor, ReNewcell’in varlıklarını satın alarak şirketi, amiral ürününü CIRCULOSE® adıyla yeniden yapılandırdı.

Yeni ticari strateji, marka ortaklıklarını merkeze almakta; Fashion for Good ve Canopy ile ortaklaşa geliştirilen yeni bir fiyatlandırma modelini benimsemektedir.

Bu modelde markalar, lifi temin edebilmek için lisans almakta ve bu çerçevede uzun vadeli taahhütler üstlenmektedir.

Circulose CEO’su Jonatan Janmark, Şubat 2026’da Ortviken fabrikasının yeniden üretime başladığını duyurdu.

Bu gelişme Canopy tarafından da olumlu karşılandı ve örgütün çıkardığı açıklamada fabrikanın yeniden açılmasının ormanlara yönelik baskıyı azaltma açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.

H&M Grubu ile Circulose arasındaki ortaklık, sektörde en somut ve kapsamlı uzun vadeli taahhütlerden birini temsil etmektedir.

Temmuz 2025’te imzalanan uzun soluklu anlaşmayla H&M, CIRCULOSE® için ilk resmi Ölçeklendirme Ortaklarından biri haline geldi.

Bu anlaşmayla şirket, kullandığı insan yapımı selülozik liflerin önemli bir bölümünü CIRCULOSE®’a yönlendirmeyi ve grup genelinde kullanılan ham viskosun büyük bir kısmını geri dönüştürülmüş lifle değiştirmeyi taahhüt etti.

H&M Grubu Kaynak Kullanımı ve Döngüsellik Direktörü Cecilia Strömblad Brännsten, bu işbirliğinin Circulose fabrikasının yeniden üretime geçmesini mümkün kılan kritik taahhütlerden biri olduğunu vurguladı ve şunları söyledi:

‘Bir sonraki nesil malzemelere yatırım yapmak, 2030 yılına kadar malzemelerimizin %100’ünü geri dönüştürülmüş ya da sürdürülebilir kaynaklardan elde etme hedefimize ulaşmak için vazgeçilmezdir. ‘

Aynı dönemde benzer bir ortaklık Mango ile de kuruldu; İspanyol marka da Circulose ile uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı.

AB’de Ekotasarım Tüzüğü ve Tekstil Önceliği

Sektördeki dönüşüm ihtiyacına yönelik politika yanıtı, AB düzeyinde kapsamlı bir strateji biçimini aldı.

Mart 2022’de Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Sürdürülebilir ve Döngüsel Tekstiller Stratejisi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Döngüsel Ekonomi Eylem Planı çerçevesinde tekstillerin üretiminden tüketimine uzanan tüm yaşam döngüsünü ele alan bütünleşik bir yaklaşım sunmaktadır.

Stratejinin 2030 vizyonuna göre AB pazarına sunulan tüm tekstil ürünleri dayanıklı, onarılabilir ve geri dönüştürülebilir olmalı; büyük ölçüde geri dönüştürülmüş liflerden üretilmeli ve tehlikeli maddeler içermemelidir.

Hızlı moda trendine son verilmesi ve kârlı yeniden kullanım ile onarım hizmetlerinin yaygınlaşması da stratejinin temel hedefleri arasındadır.

Strateji kapsamında alınan ya da alınması planlanan başlıca önlemler şunlardır:

  • Tekstillerin uzun ömürlü, onarılabilir ve geri dönüştürülebilir tasarlanmasına yönelik zorunlu tasarım gereklilikleri
  • Ürün izlenebilirliğini sağlayacak Dijital Ürün Pasaportu uygulaması
  • Sentetik tekstillerden yayılan mikroplastiklerin azaltılmasına yönelik düzenlemeler
  • Üretici Sorumluluğu (EPR) çerçevesinde tüm AB üye devletlerinde zorunlu ve harmonize edilmiş sistemlerin kurulması
  • Tekstil atıklarının ihracatının kısıtlanması
  • 2026 yılından itibaren büyük işletmeler için, 2030’dan itibaren ise orta ölçekli işletmeler için satılmayan tekstil ve ayakkabı stoklarının imha edilmesinin yasaklanması

Bu yasal çerçeve, sektördeki tüm aktörleri geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını artırmaya yönelik somut baskıyla karşı karşıya bırakmaktadır.

Ekotasarım Tüzüğü ve Tekstil Önceliği

AB’nin politika araçları arasında öne çıkan bir diğer düzenleme, Temmuz 2024’te yürürlüğe giren Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü’dür (ESPR). Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi‘nin (JRC) Kasım 2024’te yayımladığı rapor, tüzüğün ilk Çalışma Planı için 33 ürün kategorisini değerlendirerek 18 öncelikli kategoride düzenleme yapılmasını önermiştir.

Tekstil ve ayakkabı bu öncelikli kategorilerin başında gelmekte olup dayanıklılık, geri dönüştürülebilirlik ve geri dönüştürülmüş içerik konusundaki yatay gereklilikler en yüksek potansiyele sahip önlemler arasında gösterilmektedir.

Tüzüğün tekstil sektörü için somut sonuçları şöyle özetlenebilir: Markalar ürünlerini geri dönüştürülebilecek şekilde tasarlamak zorunda kalacak; geri dönüştürülmüş lif içerik oranları zorunlu hale gelecek; ürünlerin yaşam döngüsü boyunca izlenebilirliği Dijital Ürün Pasaportu aracılığıyla sağlanacaktır. Bu çerçeve, Re:Newcell/Circulose gibi şirketlerin sunduğu çözümlere olan talebi yapısal olarak artıracak nitelikte bir düzenleyici ortam yaratmaktadır.

Zorluklar ve Yapısal Engeller

Teknoloji ve politika zeminine ilişkin çerçeve umut verici görünse de sektörün döngüselliğe geçişi önünde ciddi engeller bulunmaktadır.

Re:Newcell 2024’de iflasının açıkça ortaya koyduğu gibi, yenilikçi bir teknolojiye sahip olmak ticari başarıyı otomatik olarak garantilememektedir.

İlk sorun talep yaratmaktır.

Re:Newcell 2016-2019 yılları arası CEO’su olan Mattias Jonsson, sektörün dönüşüm hızının yetersizliğine dikkat çekmiş ve büyük ortaklıklara rağmen markaların kapsül koleksiyonların ötesine geçemeyen mütevazı talepleriyle şirketi zor durumda bıraktığını ifade etmiştir.

Evrnu CEO’su Stacy Flynn ise markaların gerçekle yüzleşmeye başladığını, ancak tedarik zincirleri 19. yüzyıldan kalma ekipmanlarla ve 20. yüzyıl mantığıyla işleyen bir sektörün 21. yüzyılın gerçeklerine adapte olmakta zorlandığını vurgulamıştır.

sorunların tespitinin çözüme giden ilk yol olduğunu düşündüğümüzde bu değerlendirmelerin yapıyı bugün ki şekline getirmekte büyük rol oynadığı azımsanamaz.

İkinci sorun ölçeklemedir.

Kimyasal geri dönüşüm tesisleri yüksek sermaye gerektirmekte; teknolojinin piyasaya sunulması ile endüstriyel ölçeğe ulaşılması arasındaki geçiş dönemi bu alandaki girişimci şirketleri finansal açıdan kırılgan yapmaktadır.

Circulose’un yeni fiyatlandırma modeli ve uzun vadeli marka taahhütlerine dayalı lisans sistemi Renewcell ile deneyimlenmiş bu kırılganlığı azaltmaya yönelik yapısal bir yanıt niteliği taşımaktadır.

Üçüncü sorun hammadde lojistiğidir.

Geri dönüştürülmüş tekstil üretimi için yeterli miktarda, belirli özelliklere sahip ve işlenebilir atığın temin edilmesi bağımsız bir tedarik zinciri gerektirmektedir.

Tüketici davranışlarının değiştirilmesi, toplama altyapısının kurulması ve atıkların sınıflandırılması bu zincirin vazgeçilmez halkalarını oluşturmaktadır.

Dördüncü sorun fiyat rekabetçiliğidir.

Geri dönüştürülmüş lifler hâlâ çoğunlukla ham viskoz veya standart polyesterden daha pahalıdır.

Circulose’un lisans modeli ve Canopy destekli fiyatlandırma mekanizması bu açığı kapatmak için atılmış somut adımlardır; ancak maliyet denkleminin tam anlamıyla değişmesi için hem ölçeğin artması hem de düzenleyici araçların hayata geçmesi gerekmektedir.

Döngüsellik İçin Kritik Adımlar

Tüm bu güçlüklere karşın sektörün gidişatı dönüşüm yönündedir. Birkaç kritik faktör bu dönüşümü önümüzdeki yıllarda hızlandıracaktır.

Yasal zorunluluklar belirleyici bir etki yaratacaktır.

AB’nin 2026 ve 2030 tarihli satılmayan stok yakma yasakları, EPR şemaları ve Dijital Ürün Pasaportu zorunluluğu, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirecektir.

Büyük marka taahhütleri piyasayı şekillendirecektir.

H&M’in 2030’a kadar tüm malzemelerini geri dönüştürülmüş ya da sürdürülebilir kaynaklara taşıma hedefi, tedarik zincirindeki diğer aktörlerin de bu yönde yatırım yapmasını zorunlu kılmaktadır.

Mango, C&A, Marks & Spencer ve diğer büyük oyuncuların benzer taahhütler vermesi halinde talep tabanı, geri dönüşüm tesislerinin finansmanını destekleyecek olgunluğa erişecektir.

Teknolojik çeşitlilik riski dağıtacaktır.

Yalnızca selülozik lifler için değil, polietilen tereftalat (PET) gibi sentetik lifler için de kimyasal geri dönüşüm teknolojileri hızla olgunlaşmaktadır.

Polipamid veya poliester içeren karışık kumaşları işleyebilecek teknolojiler geliştikçe geri dönüştürülmüş lif arzı da artacaktır.

Canopy’nin Ocak 2026’da açıkladığı 2 milyar dolarlık yatırım planı, bir sonraki nesil hammadde alternatiflerinin ölçeklenmesi için gereken finansman ekosisteminin oluşturulmaya çalışıldığının somut bir göstergesidir.

Bu plan kapsamında 2033 yılına kadar 60 milyon ton Next Gen çözüm üretimi hedeflenmektedir.
Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş iplik ve kumaş kullanımı artık bir niyet beyanı olmaktan çıkmış, ticari ölçekte ilk fabrikaların devreye girdiği, büyük markaların uzun vadeli taahhütler üstlendiği ve düzenleyici çerçevelerin hızla olgunlaştığı bir dönemin başlangıcına gelinmiştir.

Re:Newcell’in iflası bir başarısızlık hikâyesi olarak değil, sektörün henüz yeterli ölçeğe ve talebin yeterli olgunluğuna ulaşmadığı bir aşamanın sancıları olarak değerlendirilmelidir.

Renewcell’in Circulose olarak yeniden doğuşu ve ardından gelen marka ortaklıkları dalgası, piyasanın bu sancıları aşma yolunda adımlar attığını göstermektedir.

Asıl soru artık geri dönüştürülmüş tekstilin başarılı olup olmayacağı değil, ne kadar hızlı yaygınlaşacağıdır.

Bu hızı belirleyecek faktörler ise birbirine bağlıdır: markalar ne kadar büyük taahhütler verecek, düzenleyiciler ne kadar güçlü yaptırım mekanizmaları kuracak, teknoloji ne kadar hızlı ölçeklenecek ve tüketiciler giysi satın alımlarında döngüselliği ne kadar önceliklendirecektir.

Bir şey kesin ki sektörün doğrusal üretim modeli sürdürülebilir değildir. Geri dönüştürülmüş elyaf bu denklemin değiştirilmesinde merkezi bir rol üstlenecektir.

Özetle; geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı artık “mukavemeti zayıf, proseslere yetersiz yanıt veren ürün” algısından sıyrılıyor. Bu malzemeler yalnızca kapsül koleksiyonlarda bir pazarlama unsuru olarak kalmak yerine, gelişen yeni teknolojiler ve kimsallarla gerçek anlamda A kalite ürün sınıfında yerini alıyor.

Büyük aktörlerin 2030’a kadar %100 geri dönüştürülmüş hammadde kullanım hedeflerini ilan ettiği bu süreçte, ülkemiz tekstil üretiminin de bu dönüşümde somut adımlar atması kaçınılmaz.

Uzun bir yazı olduğunun farkındayım; ancak bu içeriğin bir arşiv değeri taşıdığını düşünüyorum.

AB’nin geri dönüştürülmüş elyaf kullanımını teşvik eden adımlarını hangi hikâyelerle attığını, geri dönüştürülmüş hammadde üretiminin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve STK çalışmalarının bu süreçteki etkilerini tüm bağlantılarıyla takip edebileceğiniz bu yazının yolunuzu aydınlatmasını dilerim.

Sağlıcakla kalın…

Kaynaklar

  1. Canopy (2026). Statement from Canopy welcoming announcement of Circulose mill reopening; Next Gen Solutions. https://canopyplanet.org
  2. Circulose (2026). Circulose Restarts Commercial-Scale Production at Ortviken Plant; product and impact information. https://www.circulose.com
  3. WWD / Women’s Wear Daily (2018). What to Watch: Resource Recovery and Circular Economy Drive Textile Innovations. https://wwd.com
  4. İHKİB (2024). Tekstil Geri Dönüşümcüsü Renewcell İflas Açıklayacak. https://www.ihkib.org.tr
  5. Fashion Dive / Green Retail World (2025). H&M Group inks multi-year Circulose partnership. https://www.fashiondive.com; https://greenretail.world
  6. Avrupa Komisyonu (2022). EU Strategy for Sustainable and Circular Textiles. https://environment.ec.europa.eu/strategy/textiles-strategy_en
  7. JRC – Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (2024). Designing more sustainable products: 18 categories with high potential. https://joint-research-centre.ec.europa.eu

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Tekstil Araştırma ve Geliştirme Merkezi
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

TeksArge olarak, tekstil sektörüne değer katacak yenilikleri sürekli araştırıyor ve en güncel bilgileri sizinle paylaşıyoruz. Bu platformu ayakta tutan en önemli destek, reklamlardan elde edilen gelirlerdir. Reklamlarımızı, sizlere en iyi deneyimi sunmak adına, mümkün olan en az rahatsız edici şekilde yerleştirmeye özen gösteriyoruz. Sizden ricamız, bu değerli içeriği sürdürebilmemiz için reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek olmanızdır. Desteğiniz, tekstil sektöründeki gelişmeleri size ulaştırmaya devam etmemize katkı sağlayacaktır.